Tüm İnsanları İnsanlığa Çağırıyoruz

Tüm dünyayı BİR’liğe çağırıyoruz. Bunun için önkoşul, önce bireyin kendinde BİR olması, sonra evliyse eşinde ve varsa çocuklarında BİR olması yani onlarla bütünleşmesi, evli değilse ailesinde BİR olması gerekir.

Daha sonra yakın akrabasında birliğe ulaşması yani tüm akrabaları arasında sevilen, saygı duyulan, güvenilir ve sözü dinlenir biri olması gerekir.

Bundan sonra, yaşadığı yörenin insanlarında BİR’liğe ulaşması yani komşuları tarafından sevilen, saygı duyulan, güvenilir ve sözü dinlenir biri olması gerekir.

Bunu sağlayan birisi artık sırasıyla bulunduğu köy, belde, ilçe ve ilde hizmet ehli, çalışkan, sevilen, saygı duyulan, güvenilir ve sözü dinlenir biri olur.

Bunu sağlayan birisinin artık tüm ülkede BİR’liğe ulaşmak için çalışması, gayret etmesi ve aranan insanlar arasına girmesi gerekir. Hangi etnik grup, din veya mezhepten olursa olsun saygılı olması ve Yunus Emre’nin dizelerinde belirttiği gibi “Yaratılanı Yaratandan ötürü hoş görmeli.”

Eğer bunlar sırasıyla gerçekleşmezse dünyada birlik sağlamak imkânsız hale gelecektir. İnsan istedikten sonra Allah ona her şeyi verecektir. Allah dilemedikçe hiçbir şey olmaz. Ancak insan aşkla bir şeyi istiyorsa onu Allah istetmektedir. Çünkü Allah “ Ben kabul etmeyeceğim duayı yaptırtmam” demektedir.

Her zaman olduğu gibi bundan sonra da dünyada barış ve huzuru bozmak isteyenler mutlaka olacaktır. Bunun sebebi insanın kendinin ne olduğunu bilmemesinden kaynaklanmaktadır. Kendini bilen insan olmak çok önemlidir. Yine Yunus Emre’nin “İlim ilim bilmektir, İlim kendin bilmektir, Sen kendini bilmezsin, Ya nice okumaktır.” dizeleri ile verilmek istenen mesajı düşünerek insanın bir an önce kendini bilmesi ve bulmasına yönelik çalışmalar her zamankinden daha fazla gündemdedir.

Her anne ve babanın öncelikle kendi çocukları ile ilgilenmesi nasıl önemliyse, her vatandaşın da öncelikle kendi vatanı için çabalaması çok önemlidir. Vatan yoksa hiçbir şey yoktur. Bu şuurla ülkemiz sınırları içinde yaşamakta olan 70 milyonun üstündeki vatandaşımızı temel dini, milli ve kültürel değerlerimizi ön planda tutarak bütünleştirmeliyiz. Bu değerlerimizi hiçe sayarak yapılan çalışmalar bütünleşmemizin önündeki en büyük engellerden biri olacaktır.

İsimsiz bir insan düşünemiyorsak, kimliksiz bir ülke de düşünemeyiz. Türk kimliği bizim gurur kaynağımızdır ve bu kimlikle dünyaya yön veren M. Kemal ATATÜRK gibi ve çağ açıp çağ kapayan Fatih Sultan Mehmet gibi insanlar yetişmiş ve hala hem ülkemiz hem de dünyayı aydınlatan Mevlana Celaleddin-i Rumi, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli vb. mutasavvıflara sahibiz.

Ancak her birimiz birer Atatürk, Fatih, Mevlana gibi şahsiyetleri örnek almamızın yanı sıra kendimiz olmalı ve kendimize gelmeliyiz. Hem de hemen…

İshak ORHAN
Uzman Pedagog

FacebookTwitterPaylaş